EYÜPSULTAN YEREL GAZETE BASIN EYÜP FLAŞ HABER
Anasayfa / Eyüpsultan haberleri / Alaettin Arslan Yazar / GÖKTÜRK’DE HOROZ ÇİFTLİĞİ YOKTUR YALANI

GÖKTÜRK’DE HOROZ ÇİFTLİĞİ YOKTUR YALANI

Alaettin ARSLAN

“PETNAHOR GÖKTÜRK” HOROZ ÇİFTLİĞİ YOKTUR

Kahvehane ağzıyla yazılan tarihin araştırmasına  Osmanlı arşiv kayıtlarına girerek Göktürk’ün eski adı olan, Petnahor’un “Horoz ve Horozlu” köyü dedikodusunun doğru olmadığı anlaşıldı.

Öyleki; Osmanlı kayıtlarında Manisa Tren istasyonundan bahsederken, burada Horoz ve Horozlu köyün olduğu ve eskiden Rumların yaşadığı, daha sonra Müslümanların yerleştiği ve bir camii olduğu yazıyor. Tren istasyonu adı ise Horoz olarak geçiyor. Tesadüf bu ya, 1994 yılında Göktürk’de kurulan dernek tarafından bastırılan bülten’de kaynağı belli olmayan Göktürk’de horoz çiftlikleri bol olduğundan buranın adının  Horozlu Köy olduğunu varsayım olarak bu güne dek inandırmışlar. Halbuki Göktürk Petnahor ve Kemerburgaz civar köyler dahil olmak üzere hiç bir zaman bahsi geçen horoz çiftliği yok. Çünkü Osmanlı arşiv kayıtları bunu ispatlıyor. Burada bol Saray tarafından destekli At ve Manda çiftlikleri meşhur dur.

Araştırmamızın esasa dayanan yazı metni.

Arşiv araştırmalarında eski adı 1955 yılına kadar “pekhour” petnahour olarak geçip 1955 Göktürk Köyü olarak, 1994 yılında Göktürk belde belediyesi, 2009 da belediye kapatılarak Eyüpsultan’a bağlı Göktürk mahallesi yapıldı. 

HOROZ KÖY YALANI

internet ortamına yayılan sözde “HOROZ” köy, ve burada horoz çiftliği var olduğunu yazıp yalan ve yanlış bilginin ana kaynağını nereden geldiğini araştırıp bulduk. Petnahour adının Rumca’da horoz anlamına geldiği yönünde yalan bilgilerin gerçeğini araştırdık.

Petnahour ismi bir kere Rum’ca Horoz anlamı taşımadığı gibi, Petnahour, yani Göktürk’de tarih boyunca hiçbir zaman Horoz çiftliği yoktur. Başlıca; At çiftliği, büyük baş hayvan çiftliği ve İstanbul geneline günlük taze sebze ve süt veren hayvan çiftliklerinin ver olduğu Osmanlı arşivinde mevcuttur. Hatta Mustafa Kemal Atatürk 1934 yılında “Bergos” Kemerburgaz’a geldiğinde  Petnahor Göktürk’de bir çiftlikte ağırlanarak buradan Cendere yolu ve Kağıthane üzerinden Haliç’te bekleyen vapurla saraya gittiği kayıtlarda mevcuttur.

UZUN KEMERİN BİR KISMINDA HOROZ ABLEMİ DE YALAN

Tarihi uzun kemerin orta bölümünde “Allah” yazılı bir taş vardır bu doğrudur. Lakin horoz resmi ablemi yoktur. Bunu uydurup ortaya atanlar 1989’da Kemer Country kurulurken ormanları kesip villa yapanlara karşı Göktürk halkını oyalamak için bir dernek kuruldu, Bu derneğin başını çeken Mimar Neşe Işıldar Göktürk halkını kafa kola almak için kurduğu sözde Güzelleştirme Derneği adı altında bir bülten çıkartıp buranın Horoz köyü olduğunu yazmış ve buna inananlar da burada horoz çiftliği olduğunu kulaktan kulağa yayıp internet ortamında yazıp çizdier.

Horozköy isminin kökeni;

Değişik kaynaklarda Horozköy; Horoz-keui, Horoz-kevy, Horos nam karye, Horus nam karye, Horuz köy, Horos köy, Horus köy, Karye-i Horos, Karyey-i Horuz, Karye-i Horoz, Karye-i Horüs gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Horozköy isminin tam olarak nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Köyün ismi ile birçok rivayet ve varsayım bulunmaktadır. Burada resmi olarak Petnahor kelimesinin geçmediği gibi Rumca da horoz anlamı taşımadığı sabittir.

BAKIN RUM CA DA HOROZ KÖYÜ ;

Horozköy (Yunanca: Χορόσκιοϊ), günümüzde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin merkez belediyelerinden Yunus Emre Belediyesi’ne bağlı bir mahalledir. Mübadele öncesi yoğun bir Rum nüfus barındıran Horozköy günümüzde neredeyse hiçbir Rum izi taşımamaktadır. Horozköy’de yaşayan Rumlar anadil olarak Türkçe konuşmaktaydılar. Anadolu’nun yerli kültürüne, geniş ölçüde Türk-İslam Kültürü de karışmıştı. Bunun sonucu olarak, birçok yerde halk Rumca’yı unutmuş ve ana dil olarak Türkçe’yi kullanmaya başlamıştır. Anadolu’da anadili Türkçe olan tek Rum yerleşimi de değildi HorozköyKurtuluş Savaşı sırasında henüz Anadolu’ya göç ettirilmemiş Selanik’te yaşayan Ord. Prof. Dr. Sedat Alp bir röportajında bu konudan şöyle bahsetmiştir;

Yunan Hükümeti, Rumları yerleştirmek için Türkleri evlerinden çıkarıyor o evlere Anadolulu muhacir Rumları yerleştiriyordu… Anadolu’dan gelenler Rumca bilmiyor ve Türkçe konuşuyordu (…) Bizim eve Manisa Horozköy’den gelenler, anneannemin evine de Karadeniz’den gelen Rumlar yerleştirilmişti.

Yunan kaynaklara göre köyün eski isimleri Akkoyun Köyü (Άκογιουν) ve Düvlek Köyü (Ντουβλέκιοϊ)’dür. Ancak, Akkoyun Mevkii halen Horozköy’ün bağlık kesiminde bir bölgenin ismi olarak kullanılmakta, Düvlek ise uzun zaman önce terk edilmiş Horozköy’ün hemen kuzeyinde kalıntıları bulunan bir Türk köyü’dür. (Düvlek ile ilgili yazıma buradan göz atabilirsiniz). Horozköy yerleşim alanın hemen kuzeyi ile Kuşlubahçe’nin güneyinde yer alan tarla ve bahçe olarak kullanılan kesimde yapılan yüzey araştırmalarına göre Bizans-Osmanlı Dönemleri yerleşimlerine ait kalıntılar tespit edilmiş, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 3. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiştir. Evliya Çelebi 16711672 tarihinde Horozköy’den geçerken;

“Karye-i Horüs200 evli ve 1 camili Müslüman köyü ve zeamettir (zeamet; bazı devlet görevlilerine hizmetlerine karşılık verilen devlet adına bir bölgede vergi toplama yetkisi).diye yazacaktır.

Ancak Saruhan Bey 1313 yılında Manisa’yı fetih ettiğinde Bizans egemenliği altında yaşayan Rumların bulunduğu unutulmamalıdır. Horozköy başlarda Rum köyü iken zamanla bir Türk köyü haline gelmiş olmalıdır. Horozköy 16. yüzyıldan sonra çevrede sadece Rumların yaşadığı tek yerleşim birimi haline gelecektir. 1770 de Mora İhtilali sırasında ekonomik olarak yetersiz olan adalardan kaçan Rumlar’ın Anadolu’ya yerleşmesi ve 1865‘de tren yolunun Horozköy’e ulaşması ile nüfusu daha da artacaktır. Yazar William Cochran “Pen and Pencil in Asia Minor; or Notes From the Levant” adlı kitapta, 1888 yılında İzmir’den tren ile Manisa’ya giderken bir önceki durak olan Horozköy’den bahsederken Horoz-keui diye yazmış ve köyün isminin anlamı için de “village of the cock” yani “horoz köyü” yazmış ancak köy ile ayrıntılı herhangi bir bilgi vermemiştir. 1900’lerde köyün seçilmemiş bir Hristiyan Muhtarı bulunmaktaydı. Yönetimden sorumlu olanlar ise sadece seçkin aile mensuplarıydı. Horozköy’de daimi bir Karakol bulunmamaktaydı.

Horozköy isminin kökeni;

Değişik kaynaklarda HorozköyHoroz-keuiHoroz-kevyHoros nam karyeHorus nam karyeHoruz köyHoros köyHorus köyKarye-i HorosKaryey-i HoruzKarye-i HorozKarye-i Horüs gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Horozköy isminin tam olarak nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Köyün ismi ile birçok rivayet ve varsayım bulunmaktadır. Bunlar;

Tarihçi-Yazar Çağatay Uluçay’a göre; Saruhan BeyKırtık Deresi’nin bulunduğu yerden Manisa’ya girer, burada Bizans askerleriyle büyük bir çarpışma olur ve Bizans askerleri püskürtülür. Ertesi gün sabah ilk horoz ötüşü ile birlikte Saruhan Bey birlikleri, Manisa’nın hemen dışındaki bir köye kadar Bizans askerlerini sürerler. Bu olaya istinaden köye Horoz adı verilir. Lise öğretmenim olan yazar Seyhan Çağlar Emen çocukluğunda, Manisalılar arasında anlatılan buna benzer bir hikayeyi köşe yazısında yazmıştır.

 

Yunan kaynaklara göre köyün adı tamamen azize mucizesi ile alakalıdır. Bir gün bir horoz Azize Anastasia ismini söyleyerek bir mucize gösterir. Bu mucize sonucunda halk Azize Anastasia Kilisesi’ni yapmaya karar verecektir. HorosYunanca, dans, eğlence anlamında kullanılmaktadır. Azize Anastasia mucizesinin Horozköy’de geçekleşmesinden dolayı yapılan kutlama ve anma törenleri sebebiyle bu ismi aldığı söylenmektedir. Yani köyün asıl ismi Horozköy değil Horosköy’dür. Ayrıca harman (örneğin kuru buğday başaklarından tanelerin ayrılması veya bağ bozumu sonrası üzümün kurutulması) yapılan yerler, hasat sonrası temiz ve boş oldukları için düğün, eğlence vs. de kullanılırdı. Bu yerlere harman yeri manasında kullanılan Yunanca-Türkçe kelime olan “horostaşı” adı verilirdi. Türkçe’deki Horon kelimesi ile İngilizce’deki “Choir” (anlamı; koro) kelimelerinin kökeni de “Horos” kelimesidir.

Yunus-i Horasani oğlu Oklu Horos Dede, 1371 tarihli “REVAK SULTAN VAKFİYESİ” adlı evrakta şahitler arasında gösterilmiştir. Bu evrakta bahsedilen şahitlerden bir diğeri de kabri Horozköy’de yer alan Karaca Ahmed’dir. (Karaca Ahmed Türbesi hakkındaki yazı için  Yazar Mehmet Emin Müderrisoğlu’na göre Horozköy’de bulunan Karaca Ahmed Türbesi diye bilinen türbe aslında Oklu Horos Dede‘ye aittir. Saruhanoğulları velileri arasında sayılan ve Horozköy‘de yaşadığı belirtilen bu şahsın, bugün Karaca Ahmed‘e ait oldugu bilinen türbede yatıyor olması daha muhtemeldir. Müderrisoğlu‘na göre semt de ismini yine bu zattan almıştır. Ayrıca Bektaşi ve Alevi ritüellerinde kurbanlık (adak) hayvanlar arasında önem atfetdilenler den birisi de horoz’dur. Kurban edilen beyaz horoza Cebrail adı verilir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin horoz üzerine binerek keramet göstermesi dikkate alınırsa horozun önemi ve kutsiyeti anlaşılabilir. Bu kutsiyet süsleme sanatlarına da yansımış, alem, ahşap kapak, mezar taşı, gibi çeşitli amaçlarla üretilmiş objelerde sıklıkla betimlenmiştir. Horozköy’ün Bektaşilik ile bağlantısı ayrıca isim kökeni için göz önünde bulundurulmalıdır.

BİR ZAMANLAR KÜŞ UÇMAZ KERVAN GEÇMEZ BİR KÖY VARDI

Bir zamanlar kuş uçmaz kervan geçmez bir köy vardı, o köy sadece bizim değil İstanbul’un akciğerlerine oksijen pompalayan el değmemiş tarım arazileri ve mandıralarıyla anılırdı.

GÖKTÜRK, KEMERBURGAZ

Göktürk, Karyesi (Petnahor) Kemerburgaz Nahiyesi (Bergos)

Osmanlı arşiv kayıtları raporlarında Göktürk,  “Bergos Nahiyesi Petnahor Karyesi” diye geçmektedir.  Kemerburgaz  ise “Bergos” geçmektedir. Bergos anlamı “Kale, Sur, Kemer” buda Roma döneminde su kemerlerinin olduğu anlamı taşıyor.

 Göktürk ve Kemerburgaz Osmanlı dönemlerinden Cumhuriyet dönemine kadar  Çatalca, Küçükçekmece, Bakırköy, Sarıyer ilçelerine bağlı bir köy, kasaba iken Cumhuriyet yıllarında 1934 yılında Beyoğlu ilçesine bağlandığı görülüyor. 1956 yıllına gelindiği ise kırsal mecralarda isim değişikliği gündeme gelmiş, Bergos adı Kemerburgaz, Petnahor adı ise Göktürk olarak kayıtlara geçmiş.

 

PETNAHOR

Osmanlı arşiv kayıtlarını araştırdığımızda, “Petnahor  köyünde Sultan Süleyman Vakfı Su  yolu nazırına hüküm, “Petnahor köyünde bir su membaasından alınan suyun Sultan Süleyman suyuna karıştırılarak İbrahim paşa Sarayı civarında su lağımından isalesi yer almaktadır.

 

Darüssade Ağası Hacı Mustafa Ağa’nın İstanbul civarında Petnahor Köyünde  yaptırdığı camii ,mektep ve çeşme ile, yine İstanbul Fatih Sultan Kurbunda yaptırdığı  çeşme ve emlake görülmektedir.

AT VE MANDA ÇİFTLİKLERİ

Osmanlı arşiv kayıtlarında Göktürk ,Kemerburgaz civarlarında sıkça rastlanan çiftlikler göze çarpmaktadır.  Bu çiftliklerin en büyükleri, Tomas Pare çiftliği, Mesyö Pari çiftliği yer alıyor. Bu çiftlikler özellikle At çiftliği olmak üzere Manda ve İnek hayvanı yetiştiriciliği ile anılmaktadır. Sarayın özellikle Orduya Süvari birliğine At yetiştiriciliği, Top arabalarını çekmek için manda hayvanları yetiştiriciliği teşvik etmek, yine ordu tarafından satın almak için kurulan çiftliklerin meşhur olduğu görülmektedir. Yine yakın tarihlerde Göktürk’de Süvari birliği, Amele Taburu, burada Nalbant kademeleri olduğu bilinmektedir.

 KAYITLARDA HOROZ YOKTUR.

Göktürk ve Petnahor; Kemerburgaz ve Bergos’ta hiç bir zaman Horoz çiftliği yoktur. Bergos yani Kemerburgaz’da göç eden Rumlar ise Yunanistan’ın Eliya adasına yerleşmişlerdir.

 

BURASI 1955 YILINA KADAR PETNAHOUR, PETNAHOR, 1955  YILINDA GÖKTÜR KÖYÜ. 1994 YILINDA GÖKTÜRK BELDE BELEDİYESİ VE 2009 YILINDA İSE BELEDİYE KAPATILIP EYÜPSULTAN MAHALLESİ OLMUŞTUR.

Araştıran Alaettin Arslan

 

http://eyupflashaber.com/

CHP’li belediyelere yönelik baskı artıyor

CHP yönetimindeki belediyelere yönelik operasyonlar, soruşturmalar ve idari müdahaleler tartışma yaratmaya devam ediyor. Muhalefet, bu …

EYÜP YEREL BASIN EYÜP FLAŞ HABER